Bu Blogda Ara

Colorado Springs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Colorado Springs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2015 Pazartesi

MACERA DOLU AMERIKA - 3. GUN

3. GUN

3. gunumuz Manitou Springs’te bulunan Cottage tarzindaki motel’de basladi. Cottage Moteller ozellikle genis ailelerin kalabilmeleri icin tasarlanmis, ev tarzinda yapilardan olusuyor, fiyatlari da oldukca uygun. Kahvaltimizi motelde yaptiktan ve hotel gorevlisinden de gun planlamamiz icin gerekli bilgileri aldiktan sonra ‘Garden of the Gods’ a dogru yola koyulduk. 20 dk surecek olan yolumuzun daha ilk 10 dakikasinda buyuk kirmizi kayaliklari gorduk ve elbette heyecanimiz artti. Almis oldugumuz adres bizi direk olarak Garden of the God’s Visitor Center’a goturdu. Burasi da turistler, gezginler ve kaya tirmaniscilari icin oldukca yararli bilgiler bulabileceginiz, dogal park hakkinda ayrintili bilgi ve dokumanlara ulasabileceginiz guzel bir merkez. Ayni zamanda bu merkezden de harika fotograflar yakalayabilmeniz mumkun. Visitor Center’da biraz oyalandiktan sonra Tanrilarin Bahcesine dogru arabamizi yonelttik. Tum bahceyi araba ile gezebilir, dilerseniz park yerlerinde durup yuruyus parkurlarinda gezerek fotograflar cekebilirsiniz. Biz olabildigince cok park yerinde durarak, gorduklerimizi fotograflamayi ve bu dogal guzelliklerinin tadini cikarmayi tercih ettik.



Oglene dogru Tanrilarin bahcesinden ayrilarak yonumuzu 'Old Colorado City’ye cevirdik. Burasi acikan karnimizi doyurmak icin uygun bir mekan. Old Colorado City esnaflardan olusan alis veris magazalari, restoranlari, kucuk eglence merkezleri ve kafeleri ile kucuk ve sevimli bir bolge. Burada bahceli bir yerde ogle yemegimizi yiyip, hos sohbet garson hanimla lafladik. Sonrasinda da etrafta dolarak benim koleksiyonum icin magnet ve Onur icin pin aldik.

Bir sonraki duragimiz ise 'Pikes Peak' oldu. Pikes Peak’e cikan yola sapmadan once kucuk bir kahve dukkanina ugrayarak bizi gunun geri kalan kisminda zinde tutacak olan kahvelerimizi de alip yola koyulduk. Pikes Peak’e cikabilmek icin kisi basina 12$ odenmesi gerekiyor, ve hava sartlarina bagli olarak zirveye cikabilmek mumkun olmayabiliyor. Bugun giriste bize 19 mil'lik yolun sadece ilk 16 mil’lik kismina kadar olan bolumunun acik oldugu soylendi, fakat sonrasinda sonuna kadar cikabildik. Ancak, son 3 mil’lik kisimda dolu yagisi ile karsilastik. Tek yonlu, dar ve virajli yollarda dolu ile karsilasmis olmaktan dolayi cok mutlu oldugumu soyleyemeyecegim. Yine de, yol boyunca gormus oldugumuz manzaralar ve cekmis oldugumuz fotograflar bunlarin hepsine degdi. Zirveye yaklasan her donemecte nefes kesen bir manzara ile karsilasmis olmamizdi sanirim bizi zirveye ulasmaya iteleyen kuvvet. Zirvede dolu sebebiyle arabamizdan cikmamiza izin verilmedi. Donus yolunda da park yerlerine ugrayarak ve manzaranin tadina vararak asagiya indik. Asagiya dogru indikce gunes tekrar yuzunu gosterdi ve biz tekrar isindik.




Pikes Peak’ten sonra 'Colorado Springs’e gecip aksam yemegimizi yedik. Onur’un tecrubelerine gore Colorado Springs’li ascilar et konusunda Kansas City’den daha maharetli. Karnimizi doyuduktan sonra, 1 saatlik bir yolculuk yaparak Denver’e ulasip, yarinki uzun yolculugumuz icin istiharete cekildik.

Birde bugun harika panoramic cektik, onlardan bazilari:


31 Mayıs 2015 Pazar

MACERA DOLU AMERIKA - 2. GUN

2. GUN

Dun aksam gec vakitte Kansas City’ye vardik. Hotelimize yerlesmeden once steak’leri ile unlu bu sehrin guzel etlerinin tadina vararak karnimizi doyurmak istedik. Bunu isteyen sadece biz degilmisiz ki, kapida bize en az 25 dk beklememiz gerektigini soylediler. O kadar yol ve o aclikla bizden dayanilmasi zor birsey isteniyordu ve Onur buna razi olmayacakti tabiki de, ve olmadi da. Kapidaki gorevli kiza bizim Chicago’dan geldigimizi ve cok ac oldugumu soyledi, ve bar kismina da olsa bizi hemen iceri aldilar. Harika yemekler yedigimizi soyleyip, bu konuyu burada kapatiyorum, sizleri daha fazla ozendirmeyecegim.

Guzel bir uykunun ardindan, gezimizin ikinci gunune Kansan City’de basladik. Ilk duragimiz Country Club Plaza’ydi. Bircok unlu marka ve magazayi barindan bu acik hava alisveris merkezinde bircok da heykel gorduk. Dere kiyisinda da biraz oyalandiktan sonra yemek yiyip, kahvelerimizi de elimize alarak sehir merkezine dogru yola koyulduk.



Yol uzerinde ilginc gotik kiyafetli bir kac genci gordugumuzde sehir halkinin garip oldugunu dusunmedik degil ama sonrasinda kilometrelerce uzanan siyah ve garip kiyafetli insan kuyrugunu gorunce sehirde buyuk bir rock festivalinin oldugunu anladik. Union Station, eski tren istasyonlarindan bir tanesi, ayni zamanda icerinde birde postane var. Elbette buradan ailelerimize kart gondermeyi ihmal etmedik.

Yolluk malzemeler ve ihtiyaclar icin market alisverisinin ardindan yaklasik 8 bucuk saat surecek olan yolumuza koyulduk. Dumduz yolumuzda atraksiyonu olmayan sakin bir yolculuk gecirdik. Muhabbetimiz, muziklerimiz ve fotograflarimizla yolculugumuza renk katmaya calistik. Essiz bir gun batiminda, yel degirmenler esliginde yolculuk ettik. Sonunda Colorado Springs’e ulastik. Bugun gormus oldugumuz gun batimi ve manzaralar, yarin icin olan heyecanimiz ve beklentilerimizi bir kez daha arttirdi.